Anılarımız
 
 

Merhabalar biz minik kalpler sınıfı öğrencileri;

Biz şeker mi şeker, şirin mi şirin, minik mi minik çocuklarız. Bir günümüzün nasıl geçtiğini size anlatalım. Biz sabah uyandığımızda mutlu ve neşeliyiz çünkü çok sevdiğimiz okumuza gidiyoruz. Sonra hemen annemize sarılır öperiz. Güzel elbiselerimizden birini annemiz bize giydirir. Saçımızı yapar, birde bakmışsız servis aracı gelmiş hemen koştura koştura servis aracına bineriz. Bizi öğretmenimiz karşılar güleryüzüyle, sohbet ede ede okulumuza geliriz. Hemen içeri girer, ayakkabılarımızı giyip sınıfımıza gideriz. Öğretmenimiz bize hoş geldiniz, nasılsınız gibi sorular sorar. Saat: 09.00 olmuş şimdi kahvaltı zamanı geldi. Öğretmenimiz minik bir tırtıl olup minik ayaklarımızla yavaş yavaş ilk önce ellerimizi yıkayıp doğru mutfağa gitmemizi ister, yemek duasını ederek kahvaltımıza başlarız. Kahvaltıyı bitirdikten sonra sınıfımıza geçeriz. Öğretmenimiz halka olmamızı ister, hemen el ele tutuşarak halka olur isim topu adlı oyunu oynamaya başlarız. .Biz sıra ile isimlerimizi söyleyerek topu atmaya başlarız. Bu oyun çok eğlenceli, oyunun amacı arkadaşlarımızın isimlerini öğrenmek. Sonra faaliyet yapmaya başlarız. Bugün Kızılderili şapkası yapacağımızı söyledi öğretmenimiz. Biz çok merak etmiştik acaba nasıl bir şapka olacak diye. Öğretmenimiz kartondan yapılmış tüy şekillerini bize verdi boyamamız için. Biz de hemen boyadık fakat boyarken biraz masaya kaçırdık masanın üzerinde boya lekeleri vardı. Öğretmenimiz tüyleri topladı ve şapkaya yapıştırırken biz de hemen çekmecenin üzerinde duran ıslak mendil kutusunun içerisinden mendilleri alıp masayı kendimizce sildik. Öğretmenimiz görünce çok şaşırmıştı. Bize teşekkür ederek sarıldı ve “çok temiz çocuklarsınız AFERİN” dedi. Biz çok sevinmiştik. Minderlerin üzerinde oturduk, çok güzel şarkılar öğrendik, çok ilgimizi çekmişti. Sonra aşçı teyze yemeğe gelebilirsiniz dedi, karnımız çok acıkmıştı. Ellerimizi yıkayıp masaya geçtik yemek duasını söyledik. Yemekte tavukla pilav vardı hemen tabağımızı bitirdik hatta ikincisini bile yiyenler oldu. Sonrasında ellerimizi yıkayıp uyku odasına gittik. Öğretmenimiz bizi yatırdı çok yorulmuş olacağız ki öğretmenimiz hikâyeyi bitirmeden uyumuşuz. Daha sonra günaydın sesi geldi kulağımıza uyunma vaktinin habercisi olarak. Hemen sınıfımız indik ikindi kahvaltısını yaptık. Öğretmenimiz müzik eşliğinde dans etmemizi istedi. Dans bittikten sonra üzerimizi değiştirdi. Öğretmenimiz saçlarımızı yaptıktan sonra eve gitme zamanı gelmişti. İşte minik kalplerin bir günü böyle geçiyor biz çok eğleniyoruz umarım sizde eğlenirsiniz okurken...

Hepinize günaydınlar;

Ben minik kuzucuklar sınıfının en tatlı kuzularından Ecrin Nisa Görüş. Okula gitme vakti geldi. Benim güzel annem erkenden yanıma gelerek beni uyandırdı ve hemen üzerimi giydirdi. Annemle birlikte camın önünde servisçi amcanın gelmesini bekliyoruz. Vee annemin telefonu çaldı. Sanırım şoför amca iyice yaklaşmıştı. Hemen kapıya çıkıp servisime bindik. Bütün arkadaşlarıma ve servisteki öğretmenime günaydın diyerek okulun yolunu tuttuk.

İşte okulumuza geldik. Zili çaldık, içeriye girip hemen ayakkabılarımızı değiştirdik. Şimdi doğru sınıfa. İşte benim güzel öğretmenim beni güzel bir günaydınla karşıladı sarılıp öptü ve ardından birlikte kahvaltı yapmak için hemen ellerimizi yıkayıp yemekhanemize geçtik.

Öğretmenim kahvaltının çok önemli olduğunu söylüyor. Tabağımızda bir şey bırakmamıza izin vermiyor. Ama ben peynir sevmem kii.

Kahvaltımızı bitirip sınıfımıza geçtik. Arkadaşlarımın hepsine günaydın dedim. Bunlar bizim sihirli sözcüklerimiz asla söylemeyi unutmuyoruz. Hep birlikte oyunlar oynuyoruz, şarkılar söylüyoruz. Ben en çok ”gitar” şarkısını seviyorum. Size de öğretiyim mi ??

   GİTAR 

Ben bir gitar isterim

Dim dim dim dim yaparım

Ben de tüfeğimi bom bom bom bom yaparım.

Ben bir hırsızım seni her şeyi çalarım. 

Bende bir polisim seni yakalarım 

Şarkı biter bitmez hemen sınıfta öğretmenimden kaçıyoruz o da bizi yakalamaya çalışıyor. Çok eğleniyoruz. Bugün İngilizce dersimiz varmış. Hemen sandalyelerimize oturup öğrendiğimiz kelimeleri tekrar ettik. Bütün arkadaşlarım ve ben İngilizce dersini çok seviyoruz.   Bugün öğretmenime hep yardım ettim sınıfı birlikte topladık, birlikte yazı yazdık. Yardımlaşmayı çok seviyorum. Saat 11:30 Ayşegül öğretmenin gelmesi lazımdı öğretmenim öyle söylüyor. Yine unuttu bizi derken kapı çaldı ve Ayşegül öğretmen. Etüt dersimizi de çok seviyorum. İlahiler söylüyoruz, bir sürü dualar öğreniyoruz çok keyifli vakit geçiriyoruz. Dersimiz bitti şimdi yemek saati. Eller yıkanıp hemen parolalarımızı söylemek için sıraya girdik. Bugünün parolası ;

“ Arkadaşına kızma, ona küsme. Ey Allah’ın kulları hepiniz kardeş olunuz.”

Ben her zamanki gibi doğru bildim ve yemekhaneye geçmek için hak kazandım. Besmele çekip yemeğimize başladık güzel güzel yedik ve dişlerimizi fırçalamak için uyku odamıza çıktık. Mikroplardan kurtulduk. Üstümüzü değiştirip yataklarımıza yattık. Uyku duamızı edip ışığı söndürdük. Öğretmenim iyi geceler deyip hepimizi öptü. Uyuduk uyuduk uyuduk.... Sonunda ‘kalkma saati geldi’ diye bağıran canım öğretmenim tek tek bizi kaldırdı. Kıyafetlerimizi giydirdi. Sınıfımıza gittik. Saçlarımızı tarayıp hemen ikindi kahvaltısına geçtik.. Hımmm karnımda fena açıkmış. Yaşasın kahvaltıda poğaça var. Bir sürü yedim. Ohh, sonunda doydum.

Tekrar sınıfa geçtik. Arkadaşlarımla güzel güzel oynarken birden eve gitme vakti geldi diye bir ses duydum. Ama ben gitmek istemiyorum ki. Öğretmenim yarın yine geleceksin deyince içim rahatladı çünkü ben burayı çok seviyorum. Montumu giyip servisime binmeden önce öğretmenime ve bütün arkadaşlarıma iyi akşamlar dedim ve servise doğru yürüdüm. Bugün de bitti.

 Yarın görüşürüz öğretmenim seni çok seviyorum.

Hoşçakalın...

 

Merhaba; Ben Azra Cemre

      Sabah kalkıp kahvaltımı yapıyorum. Abim 12 de okula gidiyor. Neden abim benden önce okula gidiyor diye evde ağlıyorum. Bende hemen okula gitmek istiyorum!!! Öğretmenime anlattım biz öğlenci sınıf olduğumuz için abim gittikten sonra benim okul saatim geliyormuş. “Ama ben hemen gelmek istiyorum okula” dedim öğretmenime. Öğretmenim de dedi ki erken çıkarsan evden arkadaşlarından çok önce gelirsin ve yalnız canın sıkılır. O zaman anladım tamam dedim. Okul tek başına değil arkadaşlarımla zevkli.

    Ben en çok arkadaşlarımdan önce gelip onları kocaman sesimle günaydın diyerek karşılamayı seviyorum. Sonrada Nisa ve Taha Kerim’in servisinin hemen gelip Nisa ile oynamayı seviyorum. Oyun saatimizin ardından öğretmenim müzik açıyor ve müzik bitene kadar sınıfımızı toplayıp sandalyelere oturuyoruz. Yaşasın hikaye saati. Öğretmenimizle birlikte tik tak tik tak saatine bak hikaye saati geldi diye söylemeyi çok seviyorum. Öğretmenimiz bize değişik ve yeni yeni bilgilerin anlatıldığı hikayeler okuyor. Hikayenin ardından kitabı elime alıp bir de arkadaşlarıma ben anlatıyorum bu benim çok hoşuma gidiyor.

   Şarkılar öğreniyoruz şiirler ve ilginç bilmeceler. Ardından etkinlik saatimize geçiyoruz. Süslü, eğlenceli etkinlikler yapıyoruz arkadaşlarımla tabi öğretmenimiz bize hep yardımcı oluyor. Etkinliğin sonrasında eğlenceli oyunlar oynuyoruz. Öğretmenim kutular içinde oyunlar getiriyor sınıfımıza üzerinde ne yazıyor diye sormuştum Akıl Oyunları demişti. Bu oyunları oynamak çok zevkli.

   Tam bu sırada telefonumuz çalıyor. Ayşegül öğretmenimizdir diyorum ve yaşasın! bildim etüt öğretmenimiz. O bize ilahiler ve dualar öğretiyor. Ben hemen öğreniyorum süslü yapıştırmaları kazanıyorum. Yaşassıın!!! Aaa bir kez daha telefon çalıyor, işte yemek vakti. İkindi kahvaltısına çıkıyoruz. Ellerimizi yıkadıktan hemen sonra yemekhaneye gidiyoruz. Her işime başlarken besmelemi çekerim Bis-mil-la-hir-rah-ma-nir-ra-him diyerek yemeğe başlıyoruz. Aslında sadece yemeğe başlarken değil her işimize başlarken söylüyoruz J Öğretmenim öyle dedi. Besmele her kapının anahtarıymış. Yemekten sonra yemek duamızı da yapıp dişlerimizi fırçalıyoruz.

    Sınıfımıza geçip oyunlar oynuyoruz. En çok mikado oyununu seviyorum kalemler üst üste iken diğerlerini kıpırdatmadan seçtiğim kalemi almayı başarıyorum yuppi J Oyunun en heyecanlı yerinde zil çalıyor. Uff gitme vakti ne çabukta bitiyor okul saatimiz. Her seferinde annemi 5 dk daha bekletiyorum. Ne yapayım ben okulumu çok seviyorum. Arkadaşlarımı ve öğretmenimi çok seviyorum. Şimdi gidiyorum yarın en erken yine ben geleceğim. HOŞÇAKALIN J

 

             4 YAŞ GRUBU

 

ÇALIŞKAN ARILAR SINIF ÖĞRETMENİ

 

             BETÜL HAYRAT

Merhaba ben Uğur böceği sınıfı öğrencilerinden Bera Hazal. İki gün hafta sonu tatilinden sonra okula gitme zamanı gelmişti. Canım annem beni okula göndermek için hazırlıyor.Annem benden de heyecanlı. Servis amca geldi,arabanın kornasını çalıyor. Servise benden önce binen arkadaşlarım el sallıyor bana. Annem beni öperek servise bindirdi. Servis amca kemerleri bağlamamızı söyledi. Öğretmenimiz bizi okulda karşıladı ‘’ oy ,oy prenseslerim gelmiş ‘’ dedi. O gülen yüzüyle bizleri öptü.Çok seviyor bizleri öğretmenim .Ayakkabılarımızı değiştirip sınıfımıza çıktık. Kahvaltı saatine kadar oyun köşesinde Legolarla oynadık.Kahvaltı saati gelince öğretmenim ‘’ haydi çocuklar ellerinizi yıkamaya’’ dedi. Benim hemen gözlerimden yaş gelmeye başladı. ‘’ Öğretmenim ben kahvaltı yapmayacağım ‘’ dedim, ama canım öğretmenim ‘’ masaya oturalım hoşumuza giden bir şey var ‘’ dedi.‘’Kıyamam o maviş gözlerine güzel kızım ‘’ dedi ve masaya oturduk. Duamızı okuduk ve kahvaltıya başladık. ‘’ İyi ki oturmuşum karnım acıkmış öğretmenim de her şeyi biliyor karnımın aç olduğunu da bildi. ‘’ Kahvaltımızı da bitirdik ellerimizi yıkayıp sınıfımıza girdik. Eğlence zamanı ! Öğretmenim bilgisayar dan müzik açtı. Danslı şarkılarımızla oynadık. Çok eğlendik. Ders saati geldi. Masalara oturduk ve öğretmenimizle tekrar etmeye başladık. ‘’ şaklat, şaklat, şaklat, şıklat,şıklat, şıklat, döndür, döndür, döndür, salla , salla, salla elleri kollara bağla ‘’ Çok seviyorum bunu söylemeyi. Öğretmenimiz ‘’ haydi çocuklar öğrendiklerimizi tekrar edelim dedi. Neşeyle derslerimizi yaptık. Öğretmenimiz en çok sevdiğiniz ders ne ?’’ diye sordu bizlere ama öğretmenimde biliyordu tabi ki Akıl oyunları bu dersi çok seviyoruz . Öğretmenimizin verdiği oyunlarla güzel şeyler öğreniyor hem de birbirimizle yarışıyoruz. Çok eğleniyoruz.
Öğle yemeği saati gelmişti. Ellerimizi yıkadık ve yemek yemeye gittik. Önce duamızı okuduk. Öğretmenim benim ağlamaya hazırlandığımı görünce ‘’ Bera hadi kızım bende otur ucam yanında, yemeğimizi yiyelim , uyuyacağız ‘’ dedi.Öğretmenim oyuncak ayıcığımı
Unutmamış. O hiçbir şeyi unutmaz ki zaten, çünkü bizleri çok seviyor. Pijamalarımı giyip uykuya daldım. Hemen uyuyup uyanmak istiyorum. Çünkü bu gün Satranç dersi var . Öğretmenimiz bu gün bize Filin satranç da yerini ve hareketlerini öğretecek . Daha sonra
Bahçe de koşturma zamanı salıncağa önce ben binip sallanmak istiyorum. Bunları düşünürken uyumuşum öğretmenimiz ‘’ haydi kalkın bakalım Uğur böceklerim ‘’ diye gülen yüzüyle bizleri uyandırdı. Çabuk ,çabuk giyinin İngilizce öğretmeni sizi bekliyor çok güzel şeyler öğreneceksiniz dedi. Canım öğretmenim hep güzel şeyler öğrenmemiz için uğraşıyor.
Eve dönüş saati gelmiş. Öğretmenimiz servise gidecek öğrencileri hazırlamak için yanına çağırıyordu. Bir günümüz daha böyle dolu ,dolu geçti . Sınıftaki arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi çok seviyorum. 
Teşekkür ediyorum öğretmenim bizlerle ilgilendiğin ve güzel şeyler öğrettiğin için. Seni çok seviyoruz.
Yarın görüşmek üzere öğretmenim. 
 
 
5 YAŞ GRUBU
 
Uğur böceği Öğretmeni
 
Serap SAKARYA

Merhaba ben balıklar sınıfından Zeynep Hazal DİL. Hafta sonu tatilinden sonra okuluma gideceğim pazartesi günü gelmişti. En güzel kıyafetimi giyip, saçlarımı da anneme taratıp kıyafetime uygun tokalarımı takıp servisi bekliyorum. Acaba öğretmenim beni bugün yine beğenecek mi? Acaba bugün serviste kim gelecek? Diye düşünürken servis amcamız da beni almaya geldi, annemi öperek servise bindim arkadaşlarıma “good morning friends” dedikten sonra oturup kemerimi taktım. Biz eşmeden geliyoruz, serviste arkadaşlarımızla konuşarak, şarkılar söyleyerek gelirken okula nasıl geldiğimizi anlamıyorum, o kadar çabuk geliyoruz yani J. Okula geldiğimizde öğretmenim bizi güzel ve gülen yüzüyle karşılıyor, benim güzel çocuklarım, bitanelerim geldi diyor, hemen elimizden çantalarımızı alıp bize yardımcı oluyor, sonra birlikte sınıfımıza çıkıyoruz. Kendimi öğretmenime göstermek için arkadaşlarımın önüne geçmeye çalışıyorum, bazen geçiyorum bazen geçemiyorum ama öğretmenim beni yine de fark ediyor. Öğretmenim sınıfa gelince “Nesibe teyzemizi arayıp kahvaltı hazır mı?” diye sordu ve hemen tren olup ellerimizi yıkayıp kahvaltıya indik. Duamızı ettikten sonra kahvaltımıza başladık. Öğretmenimiz sabah kahvaltısının çok önemli olduğunu, mutlaka yapmamız gerektiğini söylüyor. O zaman daha güzel düşünebiliyormuşuz, daha sağlıklı hareket edebiliyormuşuz ve daha güçlü ve kendimizi daha zinde hissediyormuşuz ve daha çabuk büyüyormuşuz. Ama ben kahvaltıda peyniri ve zeytini yiyemiyorum L. Öğretmenimi de kırmak istemiyorum ama yiyemiyorum. Kahvaltıdan sonra ellerimizi yıkayıp sınıfımıza geçtik. Bugün yardımcı öğretmen bendim ve arkadaşlarımı yönlendirdim, onlara yardımcı oldum. Legolarla ve evcilik köşesinde oyunlar oynadım; arkadaşlarımı çok seviyorum ve hepsiyle de iyi anlaşıyorum. Öğretmenimiz bize ödev vermişti duygularla ilgili; ben renkli kartondan yaptım ama servise bindiğimde kimsenin elinde renkli karton yoktu o zaman üzülmüştüm ben mi yanlış anladım, yanlış yaptım diye. Oyun saatinden sonra öğretmenim benim ödevimi çok beğendiğini söyledi. Aldığım sorumluluğumu çok iyi yerine getirmişim, dikkatli ve özenli yaptığım için de öğretmenim arkadaşlarıma beni alkışlattı ve arkadaşlarım da ödevimi çok beğenmişlerdi. Öğretmenim ödevimi sergiye asacağını söylediğinde çok mutlu oldum. Sıra oyunumuza geldi işte en sevdiğim saatlerden ve oyunlardan biriydi. Oyunumuz “gulu gulu oyunu”J Bu oyunu oynamayı çok seviyorum ve sonunda da çok gülüyorum. Öğle yemeğimizin vakti gelmişti telefonla arayıp bizi çağırdılar. Öğretmenim bize oyun oynarken ve ellerimizi yıkamaya giderken haftanın parolasını sorar. Bu haftaki parolamız da : ‘Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir’. Ben sorduğunda hiç yanılmıyorum çünkü öğretmenimi iyi dinliyorum. Öğle yemeğimizde karnabahar ve mercimek çorbası vardı. Ben tabağımdaki yemeklerin hepsini yedim, mmmm hepsi çok güzeldi. Yemekten sonra ellerimizi yıkadık, dişlerimizi fırçaladık. Biz sınıfa girdikten sonra değerler öğretmenimiz Ayşegül öğretmenimiz geldi, değerler dersini çok eğlenerek işliyoruz hiç sıkılmıyorum ve Müslüman andını söylemeyi çok seviyorum bugün Ayşegül öğretmenimize onu yaptırdık. İkindi kahvaltımızı da yaptık geriye çok az zamanımız kalmıştı eve gitmeye, ama olsun nasılsa öğretmenim serviste bizimle gelecek. Gerçi serviste uyukluyorum ama olsun öğretmenim yanımda.

Arkadaşlarımı ve öğretmenimi çok seviyorum

 

Hello!! Ben minik dehalar sınıfından Ali Enes. Size ismimi söylediğime bakmayın normalde ismimi çok fazla söylemem.Bunu en iyi öğretmenim bilir. Okulun ilk açıldığı gün öğretmenim ismimi sormuştu “annemi çağır söylesin demiştim” :) Bugün günlerden Pazar. Ben artık haftanın günlerini biliyorum. Öğretmenim bana öğretti. Yarın okulum var, çok mutluyum. En çok sevdiğim arkadaşlarımdan biri olan Berat’ı göreceğim ve her sabah yaptığım gibi hemen yanına gidip “Berat etüte çıktın mı, geçtin mi?” diye soracağım. Öğretmenim bu davranışıma çok gülüyor. Canım öğretmenim güler yüzlü öğretmenim beni ne kadar çok sevdiğini biliyorum. Aslında ben de seni çok seviyorum ama bunu sana pek söyleyemiyorum. Nihayet sabah olmuştu ve okula gitme zamanı gelmişti. Ben okula diğer arkadaşlarımdan geç gidiyorum çünkü annemle sabah kahvaltı yapıyoruz sonra annem beni okula bırakıyor. Kahvaltım bitmiş ve evden çıkmıştık. Okula geldim ve sınıfa çıkar çıkmaz Berat’ı arıyordum, bu yüzden de kapıyı çalmayı unutmuştum. Öğretmenim “Ali Enes’im ilk önce dışarı çıkıp kapıyı çalar mısın sonra da bize günaydın der misin?” dedi. Aslında haklıydı ama ben çok merak ediyorum o kadar hırslıyım ki Berat etütten geçti mi ki? Sınıftan çıktım hemen kapıyı çaldım tekrar içeri girdim ve hemen Berat’ı buldum. Sordum, daha etüte çıkmamıştı. Ben sınıfa geldiğimde arkadaşlarım oyuncaklar ile oynuyorlardı bende biraz oynadım ve öğretmenim artık oyun saati bitti 10’a kadar sayıyorum tüm oyuncaklar toplanıyor dedi. Öğretmenimin yanına gittim hayır öğretmenim, 29’a kadar sayar mısın dedim öğretmenim saymaya başladı. Sınıf toplandı öğretmenim “daire oluyoruz sabah sporu yapıyoruz” dedi. Biz her sabah, sabah sporu yapıyoruz güne enerji dolu başlamak için... Sporumuz bittikten sonra öğretmenim “kuş gibi masalarımıza uçuyoruz” dedi herkes masalara oturdu ve öğretmenim yoklama aldı. Bu haftaki konularımızdan bahsetti empati ve arkadaş sevgisini işleyecekmişiz. Empati de ne acaba? Öğretmenim uzun uzun anlattı. Drama bile yapmıştık ben şoför olmuştum. Çocuklar çok ses yaptılar, konuştular benim de kafam karıştı yanlış yola saptım. Ben artık babam araba kullanırken onu konuşturmayacağım. Babamın yaşadığı sıkıntıları anlamıştım. Sohbetimize devam ederken sınıf telefonu çaldı. Üff!! Bu telefonu hiç sevmiyorum sürekli çalıyor, öğretmenime söylüyorum “öğretmenim çek fişini çalmasın” ama beni dinlemiyor. Çekemem diğer öğretmenlerle bu telefon aracılığı ile daha kolay haberleşiyoruz diyor. Yemek saatimizin geldiğini bildirmek için aramışlar. Ellerimizi yıkadık, yemeğe çıktık, yemekhaneye girmeden sıra olduk. Öğretmenim arkadaş sevgisi ile ilgili parolamızı sordu. Öğretmenim bir kapı olmuştu, eli de düğme. basınca hopp açılıyordu. Çok eğlencelii..:) Ben hızlı basacağım... Yemek de çok lezzetliymiş. Yemekler yendikten sonra eller yıkandı, dişler fırçalandı. Sınıfımıza girdik, faaliyet zamanıydı. Tavşan kalem kutu yapacaktık. Ben hemen öğretmenime gidip “Berat ile aynı olsun” dedim.:) Biraz zor bir faaliyetti ama yardımlaşarak bitirdik. Çok güzel olmuştu. Yuppi en sevdiğim zaman gelmişti, oyun zamanı! Öğretmenim gruplara ayrılmamızı, yarış yapacağımızı söyledi. “Kazanmalıyımmm, kazanmalıyımmm, kaybetmekten nefret ediyorum.” Öğretmenim oyunda kaybetmek de kazanmak da vardır diyor ama olsun ben kazanmalıyım. Oyun sonunda biz kazanmıştık, çok mutluydum. Öğretmenimin verdiği en güzel  stickeri ben aldım ve dolabıma yapıştırdım. Öğretmenim eline kitaplarımızı almıştı. Çizgi dünyam! Bu kitabı pek sevmiyorum çünkü elim ağrıyor yaparken. Ama öğretmenim de ilkokula başladığında zorluk çekmezsin, parmaklarının alışması gerekiyor, öğrenmelisin diyor. Öğretmenimin her şeye bir açıklaması var, canım öğretmenim! Kitap çalışmamız bitmişti, eve gitme zamanı gelmişti. Aslında pek gitmek istemiyordum çünkü burada çok güzel vakit geçiriyordum. Ne çabuk eve gitme zamanı geliyordu anlamıyordum. Sınıf kapımız çaldı, stajyer öğretmenlerden biri gelip “Ali Enes gidiyor” dedi. Canım arkadaşlarım ve öğretmenim sizi çok seviyorum. Yarın görüşürüz. İngilizce iyi akşamlar demem gerekiyordu, öğretmenim  öyle öğretmişti. Arkadaşlarım goodevening!...

 

 

Sınıf öğretmeni

Nalan TURAN

 

 
 
Bu Sayfayı Paylaş
 
   
 
 
Anasayfaİletişim Site Haritası